10 dakikalık ara tam bir yıl sürdü

10 dakikalık ara tam bir yıl sürdü
10 dakikalık ara tam bir yıl sürdü

Sinema salonları bir yıldır kapalı. Eski alışkanlıkların nasıl şekilleneceği ise merak konusu. Seyirci açısından büyük bir değişikliğin olmayacağını öngören sinemacıların asıl kaygıları salonların pandemiden nasıl kurtulacağı.

10 dakikalık ara tam bir yıl sürdü

Işıl ÇALIŞKAN

Sinema salonunda film izlerken bir anda yükselen kahkaha sesinin coşkusu, arka koltuktan gelen burun çekme sesiyle yerinde duramayan gözyaşı, patlamış mısır kokusunun filmin atmosferiyle bütünleşmesi… Tüm duyguları bir salona sığdırdığımız hislerimizden uzunca bir süredir mahrumuz.

Sinema salonları bir yıldır kapalı. Şimdi dördüncü bir erteleme kararıyla kavuşmak 12 Mayıs’a kaldı. Elbette salgın koşulları elverirse. Değişen dünya kurallarıyla alışkanlıkların da evrildiği aşikâr. Şimdi sinema seyircisi filmlerini dijital platformlardan izliyor. Peki sonrası ne olacak? Yeni dünyada sinemanın yolunu tutmak hâlâ mümkün olacak mı? Salonlardan uzak kalan sinema seyircisinin alternatif bir yol olarak gördüğü dijital platformaların yeni düzende rolü ne olacak? Devlet desteği alamayan sinema üreticileri nereye kadar dayanabilecek?

Tüm bu soruları sinema dünyasına sorduk. Yönetmen Reis Çelik, Sinema Yazarı-Yönetmen Fırat Yücel ve Kadıköy Sineması Yöneticisi Funda Kocadağ cevapladı.

REİS ÇELİK: DEVLET ÜRETİCİYİ DE GÖRMELİ

10-dakikalik-ara-tam-bir-yil-surdu-860248-1. Sinema salonlarında dayanma gücü kalmadığını söyleyen yönetmen Reis Çelik “Kiraları, sigortaları karşılayacak gücü kimse bulamıyor. Benim tahminim salon sayısında yüzde 30 azalma olacak. Yılsonuna kadar o majör sinema filmlerinin hiçbiri sinemaya çıkmak istemeyecek. Çünkü gelir elde edemeyeceklerini düşünüyorlar” diye konuşuyor. Çelik ayrıca dijital platformları bir tehdit değil bir alternatif olarak gördüğünü ifade ediyor.

Pandemiden önce çektiği bir filmi seyirciyle buluşturamadığını belirten Çelik “Artık eski bir film oldu o. Bir geliri olmadı. Dolayısıyla yeni bir filmin de kaynağını oluşturamadık. Daha büyük bütçelerle film çeken firmalar var. Onlar büyük bataktalar” diyor. Devletin daha güçlü destek sağlaması gerektiğini söyleyen Çelik, şöyle konuşuyor: “Devlet bağımsız sinemalara küçük destekler verdi ama bunun bir de üreticisi var. Onun da ayakta kalmaya ihtiyacı var.”

FIRAT YÜCEL: ASIL TEHDİT DAĞITIMDAKİ TEKELLEŞME

10-dakikalik-ara-tam-bir-yil-surdu-860249-1.Sinema yazarı ve yönetmen Fırat Yücel de dijital platformlara yönelik ilginin salonları etkilemeyeceği görüşünde. Salonların temel sorununun destek problemi olduğunu vurgulayan Yücel “Kültür Bakanlığı’nın pandemi desteği olarak sunduğu destek, yerli filmlerin gösterimine yönelikti. Bu desteğin de şartları var. Bu şartları yerine getiremeyen kapalı olan salonlardan bahsediyoruz. Dolayısıyla yerli film desteği tam olarak şu koşullarda doğru destek biçimi değil” diye konuşuyor. Salonların asıl probleminin dağıtım sistemindeki tekelleşme olduğuna vurgu yapan Yücel “3-5 filmin yaptığı büyük gişe rakamlarıyla dönen bir piyasanın bu kadar büyük bir pandemi karşısında ayakta kalması zor görünüyor” diyor. Yücel sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Türkiye’deki bağımsız sinema salonlarının asıl sorunu çok daha ekonomik bir yere dayanıyor ve bu kamu desteğinin eksikliğiyle ilgili.”

FUNDA KOCADAĞ: SALONLARIN TILSIMI KAYBOLMAZ

10-dakikalik-ara-tam-bir-yil-surdu-860250-1. Kadıköy Sineması işletmecisi Funda Kocadağ da dijital platformların sinema salonları için bir tehdit oluşturmadığı görüşünde. Kocadağ düşüncelerini şöyle aktarıyor: “Çok bunalmış ve evde olmaktan sıkılmış bir kitle de var. Yasaklardan dolayı evden bir şeyler takip ediyoruz elbette ama salonda film izlemek başka bir deneyim. Bir sosyalleşme aynı zamanda. Tek başınıza gitseniz bile salonda bir duygu paylaşımı oluyor. Belki acıklı bir sahnede yanınızdakinin burnunu çektiğini duyuyorsunuz. Komik bir sahnede tüm salon kahkaha atıyor ve belki tek başınıza izlediğinizde o kadar gülmeyeceğiniz bir şeyi daha da eğlenerek geçiriyorsunuz. Çok büyük zincirleri bilemem onların dinamiği daha farklı ama bizim için umutsuz değilim. Seyirci bizi unutmaz.” Birçok salonun kapanmak üzere olduğunu söyleyen Kocadağ, “Bazı şehirlerde bir tane salon var ve kapanırsa sinemasız kalacak. Bu çok üzücü” diyerek sözlerini noktalandırıyor.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*