Demokrat ordu aldatmacası

Demokrat ordu aldatmacası
Demokrat ordu aldatmacası

Yoksulluğun ve salgının pençesindeki Brezilya’da son dönemde sıkça dillendirilen ‘Anayasa savunucusu’ söylemler, 1964 askeri darbe öncesindeki dönemi hatırlatıyor. Sosyalistler, egemenlerin gerçekleştirdiği 1964 darbesinden dersler çıkarmalı, aynı suçların tekrar etmesine izin vermemelidir.

Demokrat ordu aldatmacası

Miguel Andrade

Brezilya küresel salgının merkezlerinden biri haline geldi. Ülkede günde 3 bin kişi ölüyor ve sayılar artmaya devam ediyor. Nisan-Mayıs döneminde günlük ölüm sayılarının 5 bine varacağı tahmin ediliyor. Sağlık sistemi çökmek üzere ve hastaneler dolup taşıyor. Sao Paulo şehrinde yeni ölülere yer açmak için eski mezarlıklar kazılıyor.

Salgın kaynaklı ekonomik kriz sonucunda 22 milyon Brezilyalı yoksulluğa mahkum edildi. Yüzde 14,2’ye varan işsizlik, Brezilya tarihinde bir rekor. Çözüm geliştirmekten aciz egemen sınıf, giderek gerilim kaynağı oluyor. Yaşanma ihtimali giderek artan toplumsal patlamayı öngören siyasi fraksiyonların tamamı, muhafazakar yayın organı Estado de S. Paulo’da 1 Nisan günü yayınlanan bir değerlendirmede birleşmiş gibi görünüyor. Analiz şöyle buyuruyordu:

“Hükümetinin toplum desteğini yitirdiğini hisseden Devlet Başkanı, orduya ‘tarafını seç’ mesajı veriyor – benden yana mısınız, anayasadan mı? Ordunun anayasayı seçtiği açık.”

Sonraki hafta çıkan bir başka yazıda ise ‘Başkanın saçmalıklarını görmezden gelin’ deniyordu. Sözü edilen ‘saçmalıklardan’ biri, ordunun yüksek komutlarının görevden alınması, diğeri ise Bolsonaro’nun ‘yerel yönetimleri toplumu kuşatma altına almakla’ suçlamasıydı.

Komutanların görevden alınmasına dair ‘görmezden gelmemiz’ beklenen bir detay daha var. General Fernando Azevedo e Silva görevden alındığında, 1964 yılında yaşanan ABD destekli darbenin yıldönümüne günler kalmıştı. Darbe neticesinde kurulan rejim, ülkede 21 yıl boyunca kan dönülmesine sebep oldu. General Silva’nın yerine gelen General Walter Braga Netto’nun ilk icraatı, darbenin yıldönümünde ülkenin dört bir yanında kutlamalar düzenlemek oldu.

EGEMEN SINIFLARA GÜVENEMEYİZ

Braga Netto’nun emrini verdiği kutlamalar Bosonaro’nun 2019’dan bu yana benimsediği yaklaşımla esasen örtüşüyor. Geçtiğimiz yılların 31 Mart kutlamaları, darbeyi dönemin Devlet Başkanı Joao Goulart’ya ve onun İşçi Partisi hükümetine karşı ‘halk direnişinin’ neticesi olarak tasvir ediyordu. Fakat bu sene bir adım ileri gidildi ve ilk defa ‘kutlama’ sözcüğü kullanıldı. Ordunun yetkiyi ‘devralmasının’ halk desteği ile gerçekleştiği yönündeki asılsız iddialar, “O günün koşullarını iyi anlamalı ve kutlamalıyız” sözleriyle noktalanıyordu.

Tarihi yeniden yorumlayan benzer yaklaşımlar Bolsonaro’nun Başkan Yardımcısı Hamilton Mourão tarafından da benimseniyor. Mourão, 31 Mart günü twitter’da şöyle yazdı: “57 yıl önce bugün, Askeri Kuvvetlerin desteğini alan Brezilya halkı Uluslararası Komünizm Hareketi’ne dur dedi!”

Askerin demokrasi savunucusu olduğu yorumunu ana muhalefet partisi de benimsemiş gibi görünüyor. Muhalefetin meclis sözcüsü Elvino Bohn Gass üst düzey komutanların görevden alınmasını, “Askeri Kuvvetlerin darbe yapma peşinde olmadıklarına dair bir mesaj” olarak yorumladı.

‘Anayasa savunucusu’ askeriye söylemleri 1964 öncesi dönemi hatırlatıyor. O zamanın ‘meşru’ sağ siyaseti Estado de S. Paulo gazetesi ve benzerleri tarafından temsil ediliyordu ve yazılanlar ‘cerrahi bir darbe’ yapılabileceğini, Goulart devrildikten sonra gücün yeniden halka teslim edilebileceği yazılıyordu. Dönemin Komünist Partisi tarafından desteklenen İşçi Partisi ise ordunun içindeki ‘milliyetçi’ ve ‘anayasal’ bileşenlerin ordu içindeki faşist eğilimleri bastıracağına güveniyordu. Sonuçta Brezilya’da ve Latin Amerika’nın geri kalanında 21 yıl boyunca terör, işkence ve cinayet hüküm sürdü.

Brezilya’nın egemen sınıfının ve askerlerinin aynı suçları tekrar etmesine izin vermemeliyiz. İşçi sınıfı 1964 darbesinden ders çıkarmalı. Ordunun yeniden siyasete müdahil olmasını mümkün kılan ana muhalefet partisine ve sözde solcu müttefiklerine kanmamalı. Yeni ve devrimci liderliğin inşası için hep birlikte çalışmalıyız.

Çeviren: Fatih Kıyman
Kaynak: WSWS

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*