Megakent için ek tedbir uygulayın

Megakent için ek tedbir uygulayın
Megakent için ek tedbir uygulayın

Uzmanlar vaka patlamasının yaşandığı İstanbul için ek tedbir istiyor. İstanbul Tabip Odası da vaka sayısının 6 haftada 10 kat arttığı kentte alınması gereken beş önlemi açıkladı. 28 gün tam kapanma, yaygın test, hızlı aşılama bu önlemler arasında. Hekimler: Yoksa olacakları tahmin bile edemiyoruz.

Megakent için ek tedbir uygulayın

Meral Danyıldız

İstanbul’da şubat ayı ortasında 100 binde 60 olan Covid-19 vaka sayısı, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘kademeli normalleşme’ açıklaması yaptığı mart ayı başında 111’e, mart ortasında 251’e, geçen hafta ise 591’e ulaştı. Böylece İstanbul, Samsun’un ardından vaka sayısında ikinci en yüksek il oldu. Kentte yalnızca 6 hafta içerisinde vaka sayısı 10 kat arttı.

Bu tabloya dikkat çeken İstanbul Tabip Odası (İTO), kentle ilgili alınması gereken en acil beş önlemi kamuoyuyla paylaştı. Cağaoğlu’ndaki İTO binasında düzenlenen basın toplantısında açıklanan önlemler şu şekilde:

1- YAYGIN TEST/HIZLI AŞILAMA: PCR testi daha yaygın kullanılmalı, bunun yanında daha hızlı sonuç veren testler ile sistematik bir filyasyon planlaması yapılmalı. Testlerle hangi varyantların görüldüğü, kümelenmeler ve bulaş kaynakları kamuoyuna açıklanmalı. Ücretsiz, güvenli ve etkili aşı siyasi iktidarın lütfu değil, her yurttaşın en doğal hakkıdır. Etkili ve güvenli olduğu kanıtlanmış aşı hızlı şekilde tüm yurttaşlara sağlanmalı.

2- EKONOMİK-SOSYAL DESTEKLİ KAPANMA/KADEMELİ-KONTROLLÜ AÇILMA: Göstermelik değil gerçekten yeterli ekonomik ve sosyal desteklerin sağlandığı, kısıtlamaların herkese eşit uygulandığı 28 günlük “adil bir tam kapanma” uygulanmalı. Sağlık, gıda gibi yaşamsal önemdeki sektörler dışında tüm işyerlerinde çalışma durdurulmalı. Çalışmanın sürdürüldüğü sektörlerde mesai saatleri kısaltılmalı, güvenli çalışma ortamı sağlanmalı ve mümkün olan işlerde evden çalışmaya geçilmeli. Kapanma ile vaka sayılarında azalma sağlanması sonrası ‘kademeli, kontrollü açılma’ uygulanmalı.

3- SİSTEMATİK FİLYASYON/ETKİLİ İZOLASYON: Salgınla mücadelenin anahtarı olan filyasyon çalışmaları sistematik olarak hayata geçirilmeli. Ancak hastaların ve temaslıların tespiti kendi başına yeterli değil. Hasta kişilerin izolasyonu ve temaslıların karantinaya alınması gerekiyor. Bu koşulların evlerde sağlanması birçok durumda mümkün olmuyor. Bu nedenle kamuya ait yurtlar, misafirhaneler vb. izolasyon ve karantina amacıyla kullanılmalı.

4- ACİL KAMULAŞTIRMA/YENİDEN SOSYALİZASYON: Türkiye’nin pandemiyle mücadelede başarısız olmasının başlıca nedeni birinci basamak sağlık hizmetleri örgütlenmesine sahip olmamasıdır. Birinci basamağı parçalayan düzenlemeden ve liste tabanlı uygulamadan vazgeçilmeli; hızla uygulanacak ‘Yeniden Sosyalizasyon’ programıyla topluma dayalı ve nüfus tabanlı, kamuya ait binalarda koruyucu sağlık hizmetlerinin yürütülmesini sağlayacak birinci basamak sağlık örgütlenmesi hayata geçirilmeli.

Öte yandan COVID-19 hastaları için yoğun bakım yataklarının yaklaşık yüzde 40’ı bugün özel sektörün elinde. Özel hastane patronlarının COVID-19 hastalarını kabul etmekten kaçınması veya hastalardan ücret talep etmesi gibi durumların tekrar yaşanmaması için salgını fırsata çevirmeye çalışan özel hastanelere yaptırım uygulanmalı. İhtiyaç durumunda pandemi ile mücadelede yeterince etkili olmadığı görülen özel sağlık kuruluşları kamulaştırılmalı.

5- ŞEFFAF YÖNETİM/İNSAN HAKLARI MERKEZLİ MÜCADELE: Salgınla ilgili bütün veriler, başta TTB ve uzmanlık dernekleri olmak üzere toplumla açık olarak paylaşılmalı, salgın mücadelesinde ilgili bütün kurumlara yer verilmeli. Salgınla mücadelenin ‘güvenlik meselesi’ haline getirilmesi, insan hakları ihlallerinin yaygınlaşması, ‘tedbirlerin’ demokratik hakların engellenmesi için kullanılması kabul edilemez. İnsan hakları merkezli bir pandemi mücadelesi yürütülmeli.

***

Bu beş tedbir uygulanmazsa olacakları tahmin edemiyoruz

İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Osman Öztürk, bu beş önlemin alınmaması durumunda kasım ve aralık ayındakinden daha kötü bir tabloyla karşılaşılacağını vurguladı. Öztürk, “Salgın sürecinde ‘İtalya olmayalım’ diyorduk; ancak kasım ve aralıkta hasta seçmek zorunda kaldık. Önümüzdeki dönemde daha kötü bir tablo bizi bekliyor. Bu beş tedbir uygulanmazsa olacakları tahmin bile edemiyoruz. Durum çok kötü” dedi. İTO Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu da Türkiye’nin günlük vaka sayısında Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü sıraya yükseldiğine dikkat çekti. Küçükosmanoğlu, ramazan ayına endeksli önlemler ve gece/hafta sonu sokağa çıkma kısıtlamasıyla salgının kontrol altına alınamayacağını belirtti.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*