AK Partili Metin Külünk’ten Çarpıcı Açıklamalar: “Erdoğan Sosyolojisi Dağılıyor, Arka Planda Londra-Tel Aviv İlişkisi Var”

AK Partili Metin Külünk'ten Çarpıcı Açıklamalar:

Son yıllarda iktidar partisine yönelik cesur açıklamalarıyla dikkat çeken AK Partili Metin Külünk, T24’ten Cansu Çamlıbel’e verdiği röportajda birçok tartışmaya yol açacak ifadelerde bulundu. Külünk, “2024’ten bu yana, ‘Erdoğan sosyolojisi eriyor’ diyorum, artık bu durum erimenin ötesine geçti. Böyle bir ortamda yeni bir anayasa yapılmasının mümkün olup olmadığı konusunda çok emin değilim; çünkü halk ile siyaset arasındaki mesafe oldukça açık” şeklinde konuştu.

Külünk, Ekrem İmamoğlu’nun Türkiye gündemine girmesinin, Londra-Tel Aviv hattındaki bir üst aklın projesi olduğunu öne sürdü. ABD Türkiye Büyükelçisi Thomas Barrack’ın “Osmanlı millet sistemi”yle ilgili çıkışlarını, yeni bir Siyonist bölge tasarısı olarak değerlendiren Külünk, hükümetin bu konudaki sessizliğine de tepki gösterdi. Külünk, “Türkiye’deki bir sonraki seçimleri kim kazanır?” sorusuna ise “Bu sürecin Sayın Cumhurbaşkanımızla devam edeceğini düşünüyorum” yanıtını verdi. “Bu süreç” ifadesinin, dünya sisteminin yeniden tanımlanmasını kastettiğini belirten Külünk, bu üst aklın, İmamoğlu projesini hayata geçirirken Erdoğan olmadan yeni bir dünya düzeni kuramayacağını ifade etti.

Külünk ayrıca, İBB soruşturmalarının iktidar tarafından kamuoyuna yeterince anlatılmadığını belirterek, “Ekrem İmamoğlu, bu soruşturmaların iç yüzünden haberdar edildi ve içeriden bilgi alındı” dedi. İmamoğlu’nun, “Ben cumhurbaşkanı adayı olduğum için bu soruşturmalar yapılıyor” savunmasının da toplumda etkili bir iletişimle aktarılmadığını vurguladı.

Külünk’ün açıklamaları, 19 Mart 2025’te Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının tutuklanmasının ardından yapılan kamuoyu araştırmalarına da atıfta bulunarak devam etti. Bu araştırmalara göre, toplumun ve özellikle gençlerin Türkiye’nin geleceği konusunda umutsuzluk içinde olduğu ortaya çıktı. MAK Araştırma’nın 19 Mayıs 2026 tarihli anketinde, “Başka bir ülke vatandaşlığı verilse Türkiye’yi terk etmeyi düşünen gençlerin oranı yüzde 64” çıkarken, gençlerin yaklaşık yüzde 75’i işe alımlarda liyakatın göz ardı edildiğini düşünüyor. Külünk, “Türkiye’deki hiçbir gelişmeyi siyasetten bağımsız düşünmek mümkün değil. Son üç yılda tüm partilerin toplumla bağlarının zayıfladığını gözlemliyorum. Bu durum tehlikeli; çünkü farklı siyasi düşüncelere sahip olabiliriz ama aynı vatanı paylaşıyoruz” dedi.

Son olarak, siyasetin halkla kurduğu bağın güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Külünk, “Siyasi dili üretmekte başarısız olduğumuz sürece bu tür olumsuz görüşler toplumda yayılmaya devam edecek” değerlendirmesinde bulundu. Gençlerin sosyal medya üzerinden maruz kaldıkları psikolojik baskıların ve Türkiye’nin iç dinamiklerinden kaynaklanan sorunların, bu durumu daha da kötü etkilediğini sözlerine ekledi.