Butlan krizi ne zaman sona erecek? CHP’nin geleceği, Öcalan’a karşı alacağı tutuma bağlı olarak şekillenecek. Anahtar Parti’den CHP’ye, Bahçeli’nin statü çağrısından Murat Ongun’un eleştirilerine kadar muhalefetin içindeki bu karmaşa ve CHP’nin butlan tehdidi üzerine düşünelim.
Geçtiğimiz günlerde dikkatimi çeken bir yazıda, İBB Davası’nda tutuklu bulunan Murat Ongun, son zamanlarda yapılan anket sonuçlarına atıfta bulunarak Anahtar Parti’ye sitemde bulundu. Ongun, mesajında “Tek İmamoğlu davasına bakışları farklı; yeni kurulan parti, Ekrem İmamoğlu’ndan uzak durmayı tercih ediyor. Sarı sendika gibi, bunlar da sarı; göründüğü gibi değil, pek çok anket yaptırıyorlar.” ifadelerini kullandı. Bu mesajı okuduğumda, “Ana muhalefet tarafından zayıflatılmış bir muhalefet birliği, şimdi ‘İmamoğlu davası takip edilmiyor’ diye mi yakınıyor?” dedim.
Unutkanlığın en büyük insani kusurlardan biri olduğunu hatırlatan Osmanlıca bir söz var: “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür.” Bu, sadece bireysel bir durum değil, toplumsal olayların ve siyasi vaatlerin ne kadar çabuk unutulabileceğini gösteren bir uyarıdır. Gelin, bu hataya düşmemek için hafızamızı tazeleyelim.
2023 seçimleri sonrası muhalefet için tam anlamıyla bir felaketti. Altılı Masa adı altında bir araya gelen muhalefet, sol görüşlü partilerin bile tek bir aday etrafında kenetlendiği, kazanmak için her koşulun sağlandığı bir birlik oluşturmuştu. Ancak sonuç, muhalefetin beklediği gibi olmadı ve tartışmalar başlamıştı. Öncelikle, “Değişim” sloganıyla CHP genel başkanlığı değiştirildi ve Cumhuriyet Halk Partisi, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve ekibinin kontrolüne geçti. Bu durum, hala etkilerini hissettirmekte.
Zaten zor kurulan muhalefet birliği, zamanla şunlarla yıpratılmaya başlandı: “Kırk milletvekili verdik” söylemleri özellikle sağ muhafazakâr partilere yönelikti. Hiç kimse, Saadet Partisi’nin ne kadar oy kaybettiğini, bölgesel ittifak önerilerinin çoğunun geri çevrildiğini konuşmadı. Seçim sonrası CHP’de yaşanan hezimetin ardından İYİ Parti’de de lider değişimi yaşandı ve sonrasında vekil transferleri gündeme geldi.
İYİ Parti’den CHP’ye yapılan vekil transferleri, AK Parti’ye geçişler ise farklı bir siyasi tartışmanın konusu. Ongun’un yazısı çerçevesinde, İYİ Partili İbrahim Özkan’ın transferini örnek verebiliriz. Ara seçim tartışmaları da, CHP’nin belediyelerine yönelik eleştirilerin artmasıyla birlikte başladı. Ancak bu baskıların sonuç verip vermeyeceği belirsizdi. Gülizar Biçer Karaca, Meclis’te Can Atalay’ın vekilliğini gündeme getirirken, CHP, Karaca’yı ilk Meclis Başkan Vekilliği seçiminde aday göstermedi.
Murat Ongun, yazısında “Sarı sendika gibi bu da sarı; göründüğü gibi değil, pek çok anket yaptırıyor” diyordu. Anahtar Parti’nin anket sonuçlarına gelecek olursak, bu partinin oy oranları kurulduğu günden beri 2 veya 2,5 seviyelerinde sabitlenmiş durumda. Bu konuda birçok anket şirketi sahibiyle de konuştum ve hiçbiri bunu yalanlayamayacaktır. Ayrıca, Anahtar Parti’nin herhangi bir anket şirketiyle yıllık ya da aylık bir sözleşmesi bulunmuyor.
Sonuç olarak, CHP’nin ve genel muhalefetin geleceği, alınacak kararlar ve tutumlarla şekillenecek gibi görünüyor. Gelecekte neler olacağını hep birlikte göreceğiz.