Marmara’da denizanalarının artmasının nedeni kirlilik

Marmara Denizi’nde önceki yıllarda görülen müsilaj sorununun çözümü için Yükseköğretim Kurulu’nca (YÖK) oluşturulan akademik heyette bir süre yer alarak çalışmalar yapan, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Çorlu Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer, son günlerde Tekirdağ sahillerinde, aralarında zehirli pusula denizanasının da bulunduğu, deniz analarının artmasının denizdeki kirlilikten kaynakladığını belirtti. Prof. Dr. Tecer, şunları söyledi:

* Denizanalarının sahillerde bulunmasının bir nedeni de denizdeki kirlilik. Bu konu üzerinde çalışan bilim insanları üç tane temel sebebe işaret ediyorlar.

* Bunlardan bir tanesi deniz suyu sıcaklığının artması, ikincisi deniz ortamına giren azot fosfor gibi nütrient maddeler dediğimiz kirletici kaynakların denizel ortamlara girmesi. Üçüncü ise uluslararası taşımacılık yapan gemilerdeki balast sularının bu bölgelere boşaltılması olarak gözüküyor.

* Normalde denizanası dediğimiz canlı türleri bizim Marmara, Karadeniz ve Akdeniz sahillerine özgü bir canlı türü değil. Bunlar daha çok Kızıldeniz ve Atlantik  sahillerinde yaygın olarak görülen türler.

* Ama son yıllarda bakıyoruz Karadeniz’de, Akdeniz’de şimdi Marmara Denizi’nde yoğun bir denizanasının popülasyonunun olduğunu müşahede ediyoruz. Bu da deniz suyunun sıcaklığının artması demek, orada oksijen  varlığının azalması anlamına geliyor. Bu da oksijen  duyarlı canlıların oradan kaybolması manasına geliyor.

Prof. Dr. Lokman Hakan Tecer

‘DENİZANASI İLE BESLENEN BALIK TÜRLERİ YOK, POPÜLASYONU ARTIYOR’

* Marmara Denizi’nde geçen yıllarda yoğun bir müsilaj problemi yaşandı. Sürece sebebiyet veren şey planktonlardı. Bu planktonlar da denize boşaltılan kirleticilerden, kirleticilerin içerisinde bulunan azot ve fosforla besleniyorlardı ve plankton sayıları artıyordu.

* Doğada bir denge var, denizanası bu bölgedeki planktonlarla besleniyor. Dolayısıyla plankton sayısını artıracak kirlilik deşarjı varsa Marmara, Karadeniz ve Akdeniz sahillerinde burada plankton popülasyonu artıyor. Bunlarla beslenen denizanasının türleri ve sayısı da artıyor.

* Başka bir olumsuz taraf ise ne yazık ki bu denizlerde denizanalarının doğal yaşam ortamları olmadığı için, denizanasıyla beslenen, bunları ortamda dengeleyecek balık türleri de yok burada. Bu denizanalarının bu ortamlarda besin kaynağı olarak tüketen canlıların olmaması, buradaki popülasyonu artıyor.

* Yüzlerce çeşidi var denizanalarının. Bu anlamda bir kısmı zehirli bir kısmı az zehirli. Dolayısıyla hem turizm açısından hem deniz ekosistemlerin dengesi açısından bu denizanaları sorun haline gelmiş durumda. Böyle giderse de sahil kesimlerindeki bütün o sosyal ekonomik turizm ve deniz ortamlarındaki ekolojiyi olumsuz yönde etkileyeceğe benziyor.

‘DENİZ SUYU SICAKLIKLARININ ARTMASI DA BİR ETKEN’

* Bölgede yoğun denizanası sorunu ile karşı karşıya kalındı. Normalde bu bölgelere ait olmayan canlı türlerinin bir şekilde insan eliyle, insan faaliyetleri sonucuyla bu ortama girmesine sebebiyet veriliyor.

* Zaten iklim değişikliği nedeniyle deniz suyu sıcaklıklarını artması da bir etken. Çünkü sıcaklık arttığında, sucul ortamlardaki oksijen miktarı düşüyor. Bütün bunlara bu ortamlarda denizanasıyla beslenen balık türlerinin de olmadığını ilave ettiğimiz zaman sahillerimizde bizi rahatsız etmenin ötesinde bir sağlık problemi haline dönüşebilecek bir denizanası sorunuyla karşı karşıya kalmış oluyoruz.  (DHA)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir