Yargıtay’ın CHP Kararı İçin Beklenen Tarih ve Siyasi Gelişmeler

Yargıtay’ın CHP Kararı İçin Beklenen Tarih ve Siyasi Gelişmeler

3 Haziran 2026 tarihinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs’ta verdiği ‘mutlak butlan’ kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı’nı iptal etti. Bu karar sonucunda, CHP Genel Başkanlığına seçilen Özgür Özel ve mevcut parti yönetiminin yetkileri sona erdi. Mahkeme, CHP Genel Başkanlığına Kemal Kılıçdaroğlu’nu yeniden atarken, Özel ve ekibinin bu kararı tanımayacaklarını açıklamaları siyasi arenada önemli bir gelişme yarattı.

CHP Genel Merkezinin polis müdahalesiyle boşaltılmasının ardından gerilim iyice arttı ve gözler Yargıtay’ın vereceği karara çevrildi.

YARGITAY KARARININ TARİHİ BELİRLENDİ
Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı dolayısıyla basına yaptığı açıklamada, yeni bir kurultay düzenleyebilmek için Yargıtay kararının kesinleşmesi gerektiğini vurguladı. Mahkemenin aldığı ‘tedbirli’ karar nedeniyle Kılıçdaroğlu, kurultay toplamanın mümkün olmayacağını ifade etti. Ancak, Özgür Özel’in çağrısıyla harekete geçen delegeler, sadece üç gün içinde 900 imza toplayarak kurultay için ilk adımı attı. Yine de Kılıçdaroğlu yönetimi, Yargıtay sürecini gerekçe göstererek bu girişimlere karşı çıktı.

Medya dünyasında merakla beklenen Yargıtay kararının ne zaman verileceğine dair kulis bilgileri ortaya çıktı. Gazeteci Hilmi Hacaloğlu, sosyal medya üzerinden bir AKP yetkilisiyle yaptıkları görüşmeyi paylaştı. Bu yetkilinin, “Adli tatil de var. 2-3 ay sonra Eylül gibi karar verilir” şeklinde bir değerlendirmede bulunduğu aktarıldı.

HIZLI KARAR VEREN DAİRE İNCELEYECEK
Ayrıca, CHP’ye dair Yargıtay kararının, geçmişte siyasi davalarda hızlı karar verme yeteneğiyle bilinen bir daire tarafından alınacağı öğrenildi. Avukat Akın Atalay, konu hakkında şöyle konuştu: “CHP kurultayına ilişkin mutlak butlan kararını Yargıtay ne zaman sonuçlandıracak? Tahminen 2-3 ay içinde. Nereden biliyorum? Çünkü daha önce benzer bir konuda, Yargıtay’ın aynı dairesi dosyanın kendisine ulaşmasından sadece 73 gün sonra duruşma günü vermişti. Bu nedenle, bu kadar hızlı bir süreç, toplumun geniş kesimlerini etkileyen davalar için önceliklendirilmesi gereken bir durumdur.”

Bu durum, Yargıtay’ın karar verme sürecinin ne denli önem taşıdığını ve siyasi dinamikleri nasıl etkileyebileceğini gösteriyor. İlgililerin dikkatine sunulur.